celalettin kirbozBüyüyen Sektörler ve Ekonomik Veriler Günümüze Işık Tutuyor

Türkiye Alüminyum Sektörü Değerli Mensupları;

Bu sene de nihayetine kavuştuğumuz Ramazan ayının tekrarlarını yaşamak dileği ile hepinize sağlık, huzur ve başarılar diliyor bu vesile ile Ramazan Bayramınızı tüm kalbimle kutluyorum.

Sektörümüz ve ülkemiz ekonomisindeki zor günler, çevre ülkeler ve etkili ekonomiler nedeni ile zor günler geçirdik ve geçirmeye devam ediyoruz. Alüminyum sektörü farklı sektörlere bakıldığında yine de iyi göstergelere sahip. Üretim konusunda yukarı yönlü bir artış olduğu gerçeği önümüzde.  Pazarlama ve fiyat istikrarı konusunda aşmamız gereken sorunlar var, haksız rekabet piyasamızda ciddi boyutlarda ve en çok şikâyet alınan konular arasında. Bu konu elbette bizleri istikrarsız hale getiriyor fiyatlandırmada, müşteriyi daha pazarlıkçı yapıyor. Dengeleri bozulan sıkışan ve üretimi devam ettirmek zorunda olan bir piyasadayız. Bizim işimizde birim zamanda üretilen mal formülü çok önemlidir. Buradan bakıldığında bazen firmalar kârlılıktan çok üretimin devamı, prensibi ile fiyatlarda yüksek miktarlarda geri gelmeler yapabiliyor. Bu da işi kârsızlaştırıyor. Ancak bakıldığında yapılabilecek çok da fazla bir şey yok. Kazanan müşteri oluyor bir açıdan, yani bir kazanan var.

Geçtiğimiz ilk yarı ülkemiz açısından nasıl geçti kısaca bir bakalım istedim. Çünkü tahminler dışında gerçekleşen birtakım değerler var ekonomimizde. Borsa bir anlık bile olsa 100.000 endeksi üzerine çıktı geçtiğimiz günlerde, döviz geriledi bu çok da beklenen bir durum değildi aslında. Birtakım ön yargılı kurum ve kuruluşlar içerde ve dışarda felaket tellallığı işini üstlenmişlerdi, bu şeklide çıkacak göstergeler onların işine gelmeyecekti ama maalesef böyle. Biraz bakalım rakamlara.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), yılın ilk çeyreğine (Ocak-Mart) ilişkin Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla (GSYH) verilerini açıkladı. Buna göre; GSYH tahmini, zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5 arttığı, üretim yöntemiyle gayrisafi yurt içi hâsıla tahmini ise aynı dönemde cari fiyatlarla yüzde 14,3 yükselerek, 641 milyar 584 milyon lira olarak belirlendiğini açıkladı. Tarım sektörünün toplam katma değeri, bu yılın Ocak-Mart döneminde geçen yılın aynı çeyreğine göre, zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 3,2, sanayi sektörünün toplam katma değeri yüzde 5,3, inşaat sektörünün ise yüzde 3,7 artış gösterdi. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri ise yüzde 5,2 yükseldi. Yılın ilk çeyreğine ilişkin büyüme beklentilerinin ortalaması yüzde 3,8 olmuştu. Türkiye ekonomisi geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 4,5, yılın tamamında ise yüzde 2,9 büyümüştü. Geçen yılın son çeyreğindeki büyüme oranı ise yüzde 3,5 olmuştu.

Büyüyen Sektörler

Bu yılın ilk çeyreğinde iktisadi faaliyet kollarına göre cari fiyatlarla en yüksek büyüme hızı; yüzde 35,5 ile “finans ve sigorta faaliyetleri” sektöründe kaydedildi. Tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün büyüme hızı yüzde 10,2, inşaat sektörünün ise yüzde 10,7 olarak belirlendi. Takvim etkisinden arındırılmış sabit fiyatlarla GSYH, 2017’nin ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,7, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH değeri, geçen yılın son çeyreğine göre yüzde 1,4 artış gösterdi.

Hane Halklarının Nihai Tüketim Harcamaları Yüzde 5,1 Arttı

Hane halklarının nihai tüketim harcamaları, 2017 yılının birinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre zincirleme hacim endeksi olarak yüzde 5,1 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 9,4, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 2,2 artış gösterdi. Mal ve hizmet ihracatı, 2017 yılının birinci çeyreğinde 2016 yılının aynı dönemine göre zincirleme hacim endeksi olarak yüzde 10,6, ithalatı ise yüzde 0,8 arttı.

İşgücü ödemeleri; söz konusu dönemde yüzde 11,6, net işletme artığı/karma gelir yüzde 20,2 artış kaydetti. İşgücü ödemelerinin cari gayrisafi katma değer içerisindeki payı geçen yılın aynı döneminde yüzde 41 iken, bu oran 2017 yılının birinci çeyreğinde yüzde 39,7 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 39,5’ten yüzde 41,3’e yükseldi.

Bütün bu veriler ışığında yılın ilk yarısında gelen verilerde ise ülkemiz ekonomisinin % 5 oranında büyüdüğü görüldü. Ancak yukarıda sözünü ettiğimiz tellallar halen aynı nakaratı bağırıyorlar. Bu büyüme rakamı ile ülkemiz G-20 ülkeleri içerisinde en hızlı büyüyen Çin ve Hindistan’dan sonra üçüncü ülke durumunda. Büyümeye katkı yapan sadece hane halkı harcamaları ve kamu harcamaları payı olduğu gibi ihracatın katkısında tartışılmaz. Ekonomide üretimi arttırmak için yapılan teşvikler var. Şahsım olarak bunların bir kısmını çok doğru bulmadığımı çeşitli platformlarda dile getiriyorum ancak netice de sistem çalışıyor ve bu teşvik ve desteklerle ilk çeyrekte ekonomik büyüme bu kadar hızlandıysa, bu uygulamaların asıl etkisinin görüleceği sonraki çeyreklerde ekonomik büyüme daha da artacaktır. Dolayısıyla, 2017 yılı için öngörülen yüzde 4,4 oranından daha yüksek büyümeye ulaşılabilir. Dolayısıyla, ilk çeyrekteki ekonomik büyümenin bir tek ekonomik anlamı yok, aynı zamanda Türkiye ekonomisine karşı oluşturulmaya çalışılan olumsuz algıya da iyi bir cevap oldu. 15 Temmuz sonrası dönemdeki kriz tellâllarının, yükselen risk primine katkı sunanları ve en önemlisi de kredi derecelendirme kuruluşlarının art niyetli çabaları da boşa çıktı. İlk çeyrek büyüme rakamı özellikle kredi derecelendirme kuruluşlarına da iyi bir cevap oldu. Fitch ülkemiz büyüme tahminini şaşırtıcı bir şekilde 2,4 ten 4,7 ye yükseltti. Kuruluş en yüksek revizeyi Türkiye için yaptı. Bu her şeye rağmen gidilen bir yoldur. Bu da yerli ve yabancı yatırımcıların ilk çeyrekte gerçekleşen büyüme rakamlarını bir öncü gösterge alarak daha cesur ve kararlı davranmasına sebep olacak.

Instagram
Powered by OrdaSoft!