Sehitlerimiz

EDİTORYAL

Kemal Bey resim 2021

Pandeminin En Kritik Virajı Arkamızda Kaldı

Türkiye olarak giderek yaygınlaşan aşılama faaliyetleri ve tam kapanmanın etkisiyle pandeminin en kritik virajını dönmeyi başardık. Neredeyse tam kapanmayla geçen mayıs ayında sergilediğimiz başarılı ekonomi performansı, içerisinde bulunduğumuz dönem için de yeni ilhamlar yarattı. Türkiye ekonomisinde çarklar çok daha hızlı bir şekilde dönmeye başladı.

Win&ARTProje ve ALU&Art Dergileri olarak ekonomideki iyileşmenin etkilerini sektörümüzün temsilcileri firmalarımızla yaptığımız röportajlar, İMSAD, İKMİB, İDDMİB, İMMİB, TALSAD, GALSİAD gibi dernek ve birliklerimizin açıkladığı raporlar ile yeni sayımıza aktardık. Kademeli normalleşme ile birlikte firma temsilcilerimizle yeniden fiziki ortamda bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadık. Türkiye’nin farklı bölgelerinde gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde, sektörümüzün çeşitli alanlarını temsil eden ulusal ve uluslararası markaların bölge bayileri ve temsilcileriyle buluştuk. Onların başarı hikayelerinden yola çıkarak, pandemi döneminde yaşadıklarını, 2021 hedeflerini ve sektöre ilişkin değerlendirmelerini içeren çok özel röportajlar gerçekleştirdik. Yeniden sahada, onların arasında olmak, yeni başarı hikayeleriyle uzun ve kısa vadeli hedeflerini dinlemek, geleceğe ilişkin inancımızı artırdı.

İçerisinde bulunduğumuz dönemde, pandemiye karşı sergilediğimiz üstün mücadele gücümüzün firmalarımızı harekete geçirdiğini tespit ettik. Sektörümüzün farklı alanlarında gerçekten hummalı bir çalışma yürütülüyor. Bu çalışmaların olumlu etkilerini çok yakında hepimiz göreceğiz. Sektörel yayıncılıkta çok sayıda ilklere imza atan, sektörün tüm alanlarında üstün temsil gücüne sahip olan Win&ARTProje ve ALU&Art Dergileri olarak bu gelişmeleri sizlere büyük bir gururla aktaracağımızdan emin olabilirsiniz.

Önümüzdeki dönemde 15 Temmuz’dan itibaren başlayan, Kurban Bayramı’nı da içine alan uzun bir resmî tatil sürecini yaşayacağız. Bu süreçte de Türkiye üretmeye, üretimden gelen gücüyle sürdürülebilir bir ekonomik katma değer sağlamaya devam edecek. Bu sürecin kazanımlarını önümüzdeki ay açıklanan bilançolarda hepimiz göreceğiz.

Yılın 2’nci döneminde Kurban Bayramı vesilesiyle turizm başta olmak üzere çok sayıda sektörün faaliyetleri ekonomimizde domino etkisi yaratacak. Pek çok alanı besleyen sektörümüzü de yılın 2’nci döneminde çok güzel gelişmeler bekliyor.

Bu vesile ile mübarek Kurban Bayramınızı kutluyor, bayramın sevdiklerinizle birlikte sağlık, mutluluk ve huzur dolu nice güzel günleri beraberinde getirmesini diliyoruz.       

imza


E - DERGİLER

alu67kpk           yd48kpk

 

nevin guneyCam Mı, Can Mı?

Cam seçiminde her zaman belli beğenilere dikkat edilirken mimari ile eşleşen ve ölçülen yönü çoğu zaman dikkate alınmamaktadır. Bu sebeple; cam nereden geldi nereye gidiyor?  İnsan yaşamına olan etkileri nelerdir? Sorularına yanıt bulacağınız “Cam mı, Can mı?” yazı dizimizin ilk bölümünü sizlerle paylaşmaktayız.

 

karakalem 54a

Cam Nedir?

Saydam ya da yarısaydam olarak tarif edilen, genel olarak sert bir formda gördüğümüz, kırılmaya çok müsait, inorganik amorf yapıda bulunan katı malzeme cam olarak tanımlanır.

Cam ani bir hızla soğutulmuş alkali ve toprak alkali olan metal oksitlerle, bazı metal oksitlerin çözülmesi sonucunda meydana gelen akışkan yapıdaki malzemedir ve ham maddesi silisyumdur. Silisli kumun ateş üzerinde eritilmesi ve bazı maddelerin ilave edilmesi ile elde edilir. Cam katılaşırken; amorf yapısını korumaya devam eder. Amorf yapı, camın sağlam olması ve saydamlık derecesine önemli katkı sağlar. Katı maddelerin kristalleşmesi özelliğini cam göstermez. Bu nedenle bazı zamanlar sıvı grubuna da dâhil edilir.

İlk kez ne zaman elde edildiği ile ilgili günümüzde kesin bir bilgi yoktur. Ancak antik çağlara dayandığı yönündeki bilgiler doğrudur. Bulunan ve üzerinde tarih yazan en eski cam M.Ö. 1551-1527 yıllarına aittir ve bir boncuktur. Bu boncuk Firavun Amenhotep’e aittir. Anadolu topraklarında cam, Orta Asya’dan buraya göç eden Selçuklular sayesinde tanınmış ve yaygınlaşmıştır.

15.yüzyıl civarında Venedik’te ilk kristal cam icat edildi. 1675 yılında George Ravenscroft adlı cam ustası, cama kurşun oksit ilave ederek kurşunlu camın icadını yapmıştır. Büyük cam levhaların icadı ise günümüze yakın bir tarihte; 1902 yılında yapılmıştır. Colburn camdan pencere yapımı için seri üretimi yapmış ve levha cam kesimi makinesinin patentini de almıştır. Camdan yapılmış kavanozlar ve şişeler, 1904 yılının Ağustos ayında, Michael Owen’ın icat ettiği bir makine ile yapılmaya başlanmıştır.

İlk cam patenti, 1904 yılında Belçika’da alınmıştır. Bu gelişimle birlikte, camın metallerle birlikte kullanımı yaygınlaşmaya başlamıştır. Cam ve demir giydirme cephe kullanımında ABD’deki erken dönem binalarından biri, 1908 yılında inşa edilen 6 katlı Boley Clothing Company binası olmuştur.

Bizim tarihimizde ise eski beyliklerden Artuklular zamanında camilerin, medreseleri inşasında cam kullanıldığı bilinmektedir. İstanbul Türk toprağı haline geldikten sonra yani 16-17. yüzyıllarda cam alanında ciddi gelişmeler görülmüştür. Türk topraklarında ilk cam fabrikası, Cumhuriyet Dönemi’nde 1934 yılında kurulmuştur. Günümüzde de varlığını devam ettiren Paşabahçe fabrikası da bu dönemde faaliyete geçmiştir.

Camı diğer madenlerden ayıran çok önemli bir özelliği Erime noktasıdır. Cam ısıtıldığı zaman yumuşayarak herhangi bir şekle girebilir. Şekillendirmenin yapılabilmesi için 800 derecenin üzerinde bir ısı gereklidir ama genel olarak 500 derecenin üzerine çıkıldığında erimeye başlar. Camların kalitesi ve dayanıklılığı içerisinde kullanılan silis ve alüminyum maddelerinin oranlarına göre farklılık gösterir.

Camlar kimyasal içerikleri bakımından çeşitlilik gösterirler. Camın bileşiminde periyodik tablodaki birçok element bulunabilir. Bu elementler ve daha birçok konu hakkında merak ettiklerinizi yazı dizimizin devamında bulabilirsiniz.

karakalem 54b